09 Subat 2021 01:10:08
İDRİS İSPİROĞLU YAZDI
ADALET REFORMU DEYİNCE
1988 yılının sanırım haziran ayıydı. İlkokul 5. Sınıfı bitirmiş, Trabzon'da bulunan Vakıflar Müdürlüğü'ne bağlı öğrenci yurdunun sınavlarına girmiştim. Köyümden ilk defa çıkmıştım. Karadeniz’in en şirin ilçesi Sürmene’de doğup büyüdüğüm halde denizi ilk defa görecektim. İlk defa test sorusu çözecek, ilk defa kodlama yapacaktım. Sürmene'ye indiğimizde en çok dikkatimi çeken, gözümün önünden hiç gitmeyen arabaların hızı idi. Doğrusu korkmadım desem yalan olur.
Sınav ortaokul ve liseye başlayacak öğrencilere yönelikti. İlkokul ve ortaokul öğrencileri bir sırada oturuyordu. Böylece kopya çekmeye karşı önlem alınmış oluyordu. Gelecek umutları için Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu, Gümüşhane ve Bayburt gibi illerden maddi durumu iyi olmayan ve yaşadıkları yerlerde ortaokul ve lise seviyesinde okul bulunmadığı için okuma imkanına sahip olmayan çok sayıda öğrenci yatılılık sınavı için Trabzon’da bulunan Vakıflar Öğrenci Yurdu’nun bahçesinde toplanmıştı. Ortalık ama baba günü gibiydi. Heyecandan gözüm hiçbir şey görmüyordu. Sınav saati gelmiş, ne yapacağımı bile bilmeden soruları çözmeye başlamıştım. Her soruyu çözmemle duyduğum mutluluğu ve özgüveni hiç unutamam. Fakat o güne kadar kodlama yapmadığım için önümde duran ve örümcek ağını andıran kağıdın ne işe yaradığını bir türlü çözemiyorum. Neyse ki, yanımdaki ortaokul öğrencisi durumumu anlayıp bana kodlama yapmamı söyledi. Yine anlamadım. Aldı kendi eliyle çözmüş olduğum iki üç soruyu kodladı. Kalanını ben devam ettirdim. Artık sonuçları bekleyecektik.
Yazının devamı içinTIKLAYINIZ
Haber :















