02 Nisan 2018 01:07:44
İdris İSPİROĞLU yazdı ZAVALLI BEŞKÖY.
Yunus Emre
hazretleri bir şiirinde: 'Gezdim Urum ile Şam'ı/ Yukarı illeri kamu/Çok aradım
bulamadım/Şöyle garip bencileyin' diye feryat eder. Bu öyle bir feryat ki 700
sene sonrasına ulaşır. Allahu alem kıyamete kadar da ulaşacaktır. Gelin görün
ki, Beşköy'ün feryadı yıllar yılı dört duvarın dışına çıkamamış, bir muhatap
bulamamıştır. Mevlana hazretleri ne güzel söylemiş, 'Her göz görmez, işitmez
her kulak.' diye.
Görev veya
seyahat maksatlı yurdun çoğu bölgelerini gezmiş görmüş biri olarak Beşköy
hakkındaki görüşüm, bu güzide beldenin tereddütsüz, Türkiye'nin en çok ihmal
edilen ve acımasız bir şekilde adeta yok sayılan bir belde olduğu yönündedir.
Böyle olduğu için nüfusunun yüzde doksanı göç etmek zorunda kalmış, şurada
burada kalan birkaç ihtiyarla birlikte Beşköy kapanmayı bekleyen harap bir
yerleşim yeri görünümü arz etmektedir. 1990 nüfus sayımına göre 15 bin olan
Köprübaşı nüfusu, bugün beş bine düşmüş, adeta atom bombası yemiş, Suriye'den
beter mülteci vermek zorunda kalmıştır.
İnsanın öz
yurdunda gariplik çekmesi ne acı. Bu asırda bölgeler arası hizmet
dengesizliğinin bu boyutlarda olması ne kadar üzücü. En masum taleplere bile cevap vermeye tenezzül etmeyen yerel
yönetimlerin ilgisizlik ve duyarsızlıkları kelimelere sığmıyor. Beşköy ihmalden
öte adeta tecrit edilmiş, sanki üzerine karabasan çökmüştür. Halbuki bu mübarek
belde tarih boyunca ulaşım yolları üzerinde bulunmuş, ilim irfan merkezi olmuş
Adnan KAHVECİ, Recep YAZICIOĞLU, Sait YAZICIOĞLU, Mehmet MUŞ gibi devlet
adamlarını, Mustafa KARAALİOĞLU gibi yazarları , Nazım KARAMAN gibi
ülkemizin manevi önderlerini, bilim
adamı, iş adamı, sanatçı, gazeteci ve her alanda sayısız vatansever simaları ve
değerleri yetiştirmiş güzide bir beldedir. Bu kadar değerin Beşköy'den
yetişmesi tesadüf olamaz. Burada tarihten gelen köklü bir kültür ve geleneğin
sonuçları söz konusudur. Bu insanların tarihi köklerinin İskender Paşa, Bayram
Paşa gibi Osmanlı'nın en önemli devlet adamlarına dayanmakta olduğu hem yazılı
kaynaklarla, hem de sözlü destansı gelenekle sabittir.
Bölgemizde
yalnızca yol probleminin çözülmesi bile gurbetteki insanımızın köküyle
buluşmasını ve değerlerini yaşatmasını, bunun yanında ekonomik ve kültürel
kalkınmayı da sağlayacak. Sürmene Bayburt yolu ve Keryanyolu yayla yolları;
yalnızca Beşköy değil Sürmene'yi, hatta Trabzon'u Bayburt, Erzincan ve
Erzurum'a bağlayan tarihi ve turistik değerleri barındıran bir güzergahtır.
Üzülerek belirtmek zorundayım ki başkalarının mezarlıklarına gösterilen
ihtimam, maalesef, Beşköy'ün dirilerine çok görülmektedir.
Sayın
Cumhurbaşkanımız çok doğru olarak hemen her konuşmalarında yol medeniyettir'
sözünü tekrar etmekte ve güzel ülkemizi baştan başa otoyollar ve hızlı
trenlerle döşemekte, lakin gel gör ki Beşköylü, bu asırda hala daha kazma
kürekle yol açmaya çalışmakta, yolu olmadığından evine gidememekte, hastalarını
sırtında taşımak zorunda kalmaktadır. Halka hizmet etmek için seçilen yerel
yöneticiler koltuklarından kalkıp, insanımıza bir selamı bile çok
görmektedirler. Nasıl olsa Beşköylü dindardır, hizmet alsa da, almasa da
Reis'ten başkasına oy vermez. Ne diye zahmete giresiniz ki.! Keyfinize bakın
beyler.!
Haber : bha
ETİKETLER : Yazdır















