M. NİHAT MALKOÇ "ASRIN DESTANI BAŞBUĞ" ŞİİR YARIŞMASINDA MANSİYON ÖDÜLÜ KAZANDI
M. NİHAT MALKOÇ "ASRIN DESTANI BAŞBUĞ" ŞİİR YARIŞMASINDA MANSİYON ÖDÜLÜ KAZANDI
27 Kasim 2017 00:35:43
M. NİHAT MALKOÇ
"ASRIN DESTANI BAŞBUĞ" ŞİİR YARIŞMASINDA MANSİYON
ÖDÜLÜ KAZANDI
"Türklük bedenimiz, İslâmiyet
ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur" düsturuyla ülküsünü ortaya koyan, bu
uğurda mücadele ruhunu şekillendiren Başbuğ Alparslan Türkeş'in fikirlerini ve
mücadelesinin ruhunu ve özünü etkin bir şekilde anlatarak birlik ve beraberliğimize
neden ihtiyaç olduğunun bugün daha iyi bilinip, gelecek nesillere aktarılması
gayesiyle Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV)
Gaziantep şubesi ile Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Gaziantep İl Başkanlığı
tarafından "Asrın Destanı Başbuğ Şiir Yarışması" adıyla Türkiye
genelinde ortaklaşa bir şiir yarışması düzenlendi. MHP'nin efsanevi lideri
Alparslan Türkeş'in doğumunun 100. yılı dolayısıyla düzenlenen bu anlamlı yarışmaya
Türkiye'nin dört bir yanından onlarca şair "Alparslan Türkeş" temalı
birbirinden güzel şiirleriyle iştirak etti. Yarışmaya katılan şiirlerden 52
tanesi Devlet Bahçeli'nin "Takdim" yazısını yazdığı "Alparslan
Türkeş Şiirleri "adlı bir kitapta bir araya getirildi. Bahsi geçen kitap
programa katılanlara hediye edildi.
"Asrın
Destanı Başbuğ Şiir Yarışması" sonucunda İzmir'den işitme engelli Ufuk Ramazan Duran
"Başbuğum" adlı şiiriyle birinci, Gümüşhane'den Talat Ülker
"Koçaklama" adlı şiiriyle ikinci, Ordu'dan Fazlı Irmak
"Başbuğ" adlı şiiriyle üçüncü oldu. Trabzon'dan M. Nihat Malkoç'un
Başbuğ Gazeli" adlı şiiri Mansiyon ödülüne layık görüldü. M. Nihat Malkoç'un "Başbuğ Gazeli"
adlı şiirini ilgi ve dikkatlerinize sunuyoruz.
BAŞBUĞ GAZELİ
Tadı
yok hiçbir şeyin, sensiz dünya dar Başbuğ!...
Doksan
yediden beri yüreğimiz nâr Başbuğ!...
Türk-İslâm
ülküsünü başımıza taç eden...
Çakalların
düşmanı, bozkurtlara yâr Başbuğ!...
Son
uykunu uyurken sonsuzluk ülkesinde
Ay
yıldızlı bayrağı kefen diye sar Başbuğ!...
Zümrüd-ü
anka gibi küllerinden var oldun
Gönüllerdir
mekânın, mezar sana dar Başbuğ!...
Bütün
fâniler gibi gün geldi sen de göçtün
Dilimizden
dökülen şimdi âh û zâr Başbuğ!...
Milleti
yetim koydun ey gönüller maralı!
Yürekler
yangın yeri, dört yanımız har Başbuğ!...
Türklük
mefkûresinde hem ayaktın, hem baştın
Zemheri
ortasında, gül yüzün bahar Başbuğ!...
Sazların
teli kopmuş, türküler perişandır
Kalplerdir
son durağın, gönüller mezar Başbuğ!...
Sen
öldüğünde battı, bahtımızın güneşi
İkiye
böldü bizi, ayrılık hızar Başbuğ!...
Gönül
aynalarının parçalanmış camında
Hâlâ
asılı durur o içten nazar Başbuğ!...
Kimine
bahtiyarlık, kimine çile düşer
Kimse
eli boş dönmez, bu dünya pazar Başbuğ!...
Çağlar
nasıl unutsun mütebessim çehreni?
O
ölümsüz adını tarihler yazar Başbuğ!...
Aklımıza
düşünce gözlerimiz nemlenir
Eser
bir deli rüzgâr, bağları bozar Başbuğ!...
Bir
vefa çiçeğiydin, gözyaşıyla sulandın
Her
ne varsa kül eyler, yakar intizar Başbuğ!...
Kâinat
mektebinde hace-i evveldin sen
Sana
talebe olmak eyler bahtiyar Başbuğ!...
Hiçbir
zaman silinmez hakikatin gölgesi
Fikrinle
hayat bulur bu kutlu diyar Başbuğ!...
İzini
iz eyledik; yokuş, düz ayırmadan
Sana
uyan ne varsa bize de uyar Başbuğ!...
Zifiri
karanlıklar dönüşür aydınlığa
Beştepe'de
kabrine yıldızlar akar Başbuğ!...
Yüzlerdeki
tebessüm boşlukta tuz buz olur
Sönmez
yürek yangını, özlemin yakar Başbuğ!...
Hicranın
gölgesinde, gecenin ardı hüzzam
Şirazesinden
çıkmış dünyaya bakar Başbuğ!...
Koşarsın
sonsuzluğa deli taylar misali
Bulut
gözyaşı döker, şimşekler çakar Başbuğ!...
Kurtuluş
beratını alıp gül yüzlü yârdan
Kıyamet
sabahında boynuna takar Başbuğ!...
Mamak
zindanlarında yeşerttin düşlerini
Çektiğin
onca acı canları sıkar Başbuğ!...
Dünya
bir gölgeliktir, gece yutar gölgeyi
Arş-ı
âlâya uçar; can tenden çıkar Başbuğ!...
Eşyanın
hakikati (ç)evrilemez tersine
Arılar
bal yaparken, akrepler sokar Başbuğ!...
Bozkurtlar
boş bırakmaz çakalları ininde
Ülküyle
karılmazsa tuz bile kokar Başbuğ!...
Karanlığın
ardından mutlaka doğar güneş
Gelir
ölüm meleği, cennet muştular Başbuğ!...
Düşmeye
ramak kaldı uçurumun ucundan
Gençlik
kayıyor elden, yetiş de kurtar Başbuğ!...
İkiye
böler bizi, fitne hançer misali
Hallac-ı
Mansur gibi ruhları soyar Başbuğ!...
Değişir,
başkalaşır düne dair ne varsa
Zaman
usta berberdir saçları boyar Başbuğ!...
Sözün
senet gibidir, hacet yoktur imzaya
Ülküyü
yâr edenler, hatrını sayar Başbuğ!...
Fikirlerinle
besler, ruhları doyurursun
Bu
ülkü sofrasında bir millet doyar Başbuğ!...
M. NİHAT MALKOÇ
Haber : bha
ETİKETLER : Yazdır















