M. NİHAT MALKOÇ, KAPALIÇARŞI ŞİİR YARIŞMASINDA ÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLÜ KAZANDI
M. NİHAT MALKOÇ, KAPALIÇARŞI ŞİİR YARIŞMASINDA ÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLÜ KAZANDI
16 Subat 2018 00:38:33
M. NİHAT MALKOÇ,
KAPALIÇARŞI ŞİİR YARIŞMASINDA ÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLÜ
KAZANDI
Tarihî değerlerimize ve sanata sahip çıkmak
amacıyla İstanbul Kapalıçarşı Yönetim Kurulu'yla Türkiye Yazarlar Birliği
İstanbul Şubesi'nin ortaklaşa düzenlediği "Kapalıçarşı Şiirleri"
konulu bir şiir yazma yarışması organizasyonu yapıldı. Yarışma üç kategoride gerçekleştirildi.
Yarışmanın birinci kategorisinde şair olarak anılan, şiir kitabı yazmış,
şiirleri yayınlanmış şairler yer aldı. İkinci kategoride "Ben de şiir
yazabilirim" diyen, TC vatandaşı olan herkes yarışmaya davet edildi.
Üçüncü kategoride ise sadece Edebiyat Fakülteleri öğrencilerinin şiirleri
değerlendirmeye alındı. Yarışmanı amacı ve içeriğiyle ilgili şu açıklama
yapıldı:
"Kapalıçarşı Şiir Yarışması'nın
amacı Kapalıçarşı'nın 555 yıllık tarihini, ruhunu ve mazi itibarını
taçlandırmaktır. Yine Türkiye'de şiire, şaire ve yazarlara Türkiye'nin en
itibarlı Birliği üzerinden ışık tutmaktır. Türk şiirine, sanatına ve sanatçılarımızın
şiirsel zengin bakış açılarına geçmişten günümüze hayatî ve insanî değerleri
anlama ve sorgulama biçimlerine ışık tutmak, Türk şiirini ve şairlerini, edebiyatımızı
tanıtmak ve bilinirliklerini arttırmak amacıyla değerlerimizi değerlerimizle
anlatmak istiyoruz.
Dünyanın en eski tarihî çarşısı Kapalıçarşı
bu ruhla yazılmış şiirlerin, öykülerin ve romanların konusu ve kendisi olmuştur.
Kapalıçarşı'nın; manevî ve tarihî değerini geleceğe taşıyabilecek bu duygulara
ihtiyacı olduğuna düşünüyoruz. Bu sebeple, Orhan Veli, Sezai Karakoç, Behçet
Necatigil ve Kapalıçarşı konulu şiir yazmış diğer şairlerimiz gibi, bugünün
şairlerinden Kapalıçarşı şiiri ve şiirleri bekliyoruz. Hepimizin çarşısını
duygularımızın büyüklüğü ölçüsünde anlatan en iyi şiiri duymak ve duyurmak
istiyoruz.
Kapalıçarşı Şiirleri yarışması bir
yarışmadan öte, unutulmaya yüz tutmuş değerlerimize sahip çıkma çabasıdır. Kapalıçarşı
Şiirleri Yarışması, Kapalıçarşı Yönetim Kurulu tarafından organize edilmiştir. Projenin
çözüm ortağı, destekçisi ve edebî değerinin mimarı Türkiye Yazarlar Birliği ve
mensuplarıdır."
Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen Kapalıçarşı
Şiir Yarışmasının jürisinde Ahmet
Kökler, Bahtiyar Aslan, Bestami Yazgan, Enis Batur, Ergun Hiçyılmaz, Ferdi Atuner,
Hüsamettin Ünlüoğlu, Mahmut Bıyıklı, Nurettin Durman, Nurullah Genç, Özcan
Ünlü, Tuğba Ünal, Yusuf Dursun ve Zafer Acar gibi şair, yazar ve sanat adamları
yer aldı.
Kapalıçarşı Şiir Yarışmasının sonucuna göre İstanbul'dan Mahmut Topbaşlı
birinci, Karaman'dan İbrahim Şaşma ikinci, Trabzon'dan M. Nihat Malkoç ise "Kapalıçarşı
Terennümleri" adlı şiiriyle üçüncü oldu.
Öte yandan seçici kurul
tarafından yarışma için gönderilen şiirlerden seçilenler ve dereceye girmeyi
hak eden şiirler "KAPALIÇARŞI ŞİİRLERİ ANTOLOJİSİ" kitabında yer
alacaktır. Söz konusu kitap Türkiye genelindeki kütüphanelere ve ilgililere
gönderilecektir.
Kapalıçarşı Yönetim Kurulu ve Türkiye
Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen Kapalıçarşı Şiir Yarışması'nın ödülleri 14 Şubat Çarşamba
günü İstanbul'da düzenlenen törende sahiplerine verildi. Yarışmada ödül
kazananları tebrik ediyoruz.
Kapalıçarşı Yönetim Kurulu ve Türkiye
Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen Kapalıçarşı Şiir Yarışması'nda M. Nihat
Malkoç'un üçüncülük ödülü kazanan
"Kapalıçarşı Terennümleri" adlı şiirini dikkatlerinize sunuyoruz:
KAPALIÇARŞI TERENNÜMLERİ
Bağdaş
kurmuş tarihin nabzı atar taşlarda
Dünün
kokusu vardır atlastan kumaşlarda
İstanbul'un
boynunda gerdanlık misalisin
Tutuşan
gönüllerin aşk dolu visalisin
Baktığım
her köşende Fatih'in izi vardır
Kadim
medeniyetin, mâzinin gizi vardır
Nuruosmaniye'yle
dertleşir durursun sen
Mâziden
artakalan özge bir gurursun sen
Muhayyilem
yüzerken hatıralar nehrinde
Her dem
tazelenirsin Dersaadet şehrinde
Yanık sevda
türküsü, bir hüzzam bestesin sen!...
Uykularımı
bölen uhrevî sestesin sen!...
Burcu burcu tarihin, kesme taşlara
sinmiş
Acılar dünde kalmış, akan gözyaşın
dinmiş
Düşler
serencamında payıma düşen sensin
Seher vakti
dem diye çayıma düşen sensin
Gönül
çeşmenden akar hüzün Kapalıçarşı!...
Mehtabı kıskandırır yüzün Kapalıçarşı!...
Lahutî
bir nakkaşın fırçasında nakışsın
Bu
kesret âleminden sonsuzluğa akışsın
Tarihin
musluğundan akar da durulursun
İstikbal sofrasına iştahla kurulursun
Payitaht
İstanbul'un ortasına düşersin
Küllenmiş
anıları yâd eylersin, eşersin
Aynalardan
akseder mavinin derinliği
Ruhu
kanatlandırır avlunun serinliği
Tarihî Yarımada
ruhunla besleniyor
Sana nazar
ettikçe yüreğim hisleniyor
Masaldan
firar etmiş bir denizkızısın sen!...
Zifiri
gecelerde kutup yıldızısın sen!...
Alın
terinin kalbi, emeğin eşiğisin
Kadim
medeniyetin altından beşiğidir
Mâziden
artakalan yangının külüsün sen
İstanbul
adlı kızın eşsiz kâkülüsün sen
Nicedir
aynı yerde durur Kapalıçarşı!...
Çağları
aşıp gelen gurur Kapalıçarşı!...
Sükunetin
rahminde haykırışa gebesin
Doğansın,
doğuransın; esrarlı bir ebesin
Kurşunî kubbelerin solur geçmiş
zamanı
Dünü
görünmez kılar anıların dumanı
Düşlerimi
örtersin ipek bir yorgan gibi
Boynuma
dolanırsın kanlı bir urgan gibi
Zamanın
süzgecinden hatıralar süzülür
Bir gün
görmese seni her kim olsa üzülür
Miş'li
geçmiş zamandan, sonsuza akarsın sen
İntizarın
közüyle yürekler yakarsın sen
Yeditepe
üstünde görülesi her hâlin
Dolunayı
andırır o gül yüzlü cemalin
Hüseynî
makamında içli bir türküsün sen
Kızılelma misali efsunkâr ülküsün
sen
Mâzinin
limanında demirleyen gemisin
Kahır
gecelerinde gözlerimin nemisin
Aşkla bakan
gözlerde fersin Kapalıçarşı!...
Çalışanın
alnında tersin Kapalıçarşı!...
Nakkaşın
fırçasından yansıyan nakışsın sen
Ezelden
yola çıkmış, ebede akışsın sen
Aharlanmış
yüzlerin düşersin darasını
Yarası olan
bilir, yüreğin yarasını
Beyazıt,
Çarşıkapı sonsuza akar durur
Uzağına
düşeni hasretin yakar durur
Mecnun'un hicranına tercüman olan sensin
Gözlerimden süzülüp yüreğe dolan sensin
Nuruosmaniye'de
zaman sanki durmuştur
Köstekli
saatini sonsuzluğa kurmuştur
Çuhacıhan
iz eyler, tarihin izlerini
Zincirlihan
şerefle paylaşır gizlerini
Dört
yanında gün boyu yankılanır ezanlar
Seni tarif
etmede aciz kalır ozanlar
Ay
gıpta eder sana, yıldız kıskanır seni
Cemalini
görenler bir peri sanır seni
Karanlık
gecelerde ışık Kapalıçarşı!...
Kutlu
medeniyete beşik Kapalıçarşı!...
Ey gönlümün
mihrabı, sende şerefler, şanlar!
Sana gıptayla
bakar, esrarlı kehkeşanlar
Gönül
coğrafyasının şimalinden esensin
Eşsiz
güzelliğinle nefesleri kesensin
Kadim
hikâyemizi anlatan bir çınarsın
Kurumuş
dudakların özlediği pınarsın
Kadim
çağlardan beri kendinle yüzleşirsin
Çağ açıp
çağ kapayan Fatih'le sözleşirsin
Leylâ'sını
arayan Mecnûn misalisin sen
Şehrengizler
eskiten şehrin emsalisin sen
Büyülü
güzelliğin dolunayı andırır
Hasretin
kor ateştir, yürekleri yandırır
Üstünde
nice kadim devrin izleri vardır
O
efsunkâr simanda dünün gizleri vardır
Vahdetin
gölgesinde bin'i bir'de buldun sen
İstanbul
tespihinin imamesi oldun sen
Minyatürlerden
taşan masal Kapalıçarşı!...
Gecede
dolunaya misal Kapalıçarşı!...
M. NİHAT MALKOÇ
Haber : bha
ETİKETLER : Yazdır















