
idrisispir61@hotmail.com
ÇANAKKALE’Yİ ANLAMAK
16 Mart 2020 12:32:42
İdris İSPİROĞLU
ÇANAKKALE’Yİ ANLAMAK
Çanakkale, son haçlı ordularını boğaza gömerek Cennet’e uçanların destanıdır. Fakat bu destan bize öyle pahalıya patladı ki,yüz sene geçtiği halde hala belimizi doğrultabilmiş değiliz. Tarih, gelecektir. Tarih doğru okunmazsa, maalesef tekerrür eder.
Cennet mekan Sultan Abdülhamid Han’a yapılan darbe ile 600 yıllık devletimizi bitiren ihanet şebekesi, Balkan Savaşı devam ederken Babıali baskınıyla binlerce yıllık kadim Türk devlet geleneğine de son darbeyi vuruyordu. O günden sonra, artık paralel yönetim işbaşındadır. 2 Ağustos 1914’te Almanlarla gizli bir ittifak anlaşması yapılır. 27 Eylül 1914’te 33 yaşında kendi kendini general yapmış maceracı bir genç, yanına iki kuru kafayı da alarak, Hakan- Halifeye, Millet Meclisine, hükümete, Sadrazama, askeriyeye haber vermeden İngiltere, Fransa ve Rusya’ya savaş açar. Halbuki bir sene önce Yunanistan, Bulgaristan gibi yeni devlet olmuş dünkü vilayetlerimize yenilerek koca vatan topraklarını kaybetmişlerdi.
Çanakkale savaşları, 3 Kasım 1914'te İngiliz kuvvetlerinin Seddü’l Bahir’i topa tutmasıyla başladı ve 8-9 Ocak 1916'da İngiliz askerinin Gelibolu'yu terk etmesiyle bitmiştir. Yani bizim bir günde idrak etmeye çalıştığımız bu savaşlar, tam 1yıl 2 ay sürmüş, 253 bin vatan evladı şehadet şerbeti içmiştir. 18 Mart, birleşik haçlı donanmasını Çanakkale’ye gömdüğümüz gündür. 18 Mart günü saat 11:00’da düşman kuvvetleri 107 parça savaş gemisi ve 506 adet topla saldırıya geçti. Cevat Paşa tarihte bir benzeri görülmemiş bu saldırıya 150 topla karşılık verdi. O gün akşama kadar aralıksız süren çatışmada 22 şehit ve 74 yaralı gazi verdik. Düşman donanmasının üçte biri denize gömülürken, kalanlar Sultan Reşat’ın tabiriyle, haysiyet ve şereflerini ayaklar altına alarak, firar etti. Bizim 150 topumuzdan ikisi parçalandı, altısı ise az hasar gördü. 18 Mart törenlerinde, 18 Mart kahramanı olarak anılan Cevat Paşa’nın adını duyanınız var mı?
Bu savaş Mehmet Akif’in yerinde tespitiyle son Haçlı Saldırısıdır. Diğer Haçlı Savaşları gibi bu alçakça saldırı da Mehmetçiğin iman dolu göğsünü siper etmesiyle püskürtülmüştür.
Haçlıların amacı Türk milletini geldikleri Orta Asya çöllerine sürmekti, bu amaçlarından bugün bile vaz geçmiş değildirler.
1354 yılında Orhan Bey’in kardeşi Süleyman Paşa, kırk yiğitle,sallarla Avrupa’nın fethine bu noktadan başlamıştı.
1330'da başlayan Çanakkale savaşına 1315 doğumlu 15 yaşındaki çocuklar da askere alınmış;
yüreklerin dayanamayacağı manzaralar yaşanmıştır. ‘Ey on beşli on beşli/ Tokat yolları taşlı’ türküsü bu hadiseyi anlatan bir ağıt olup, oyun havası değildir.
İngilizler, sömürgeleri altındaki İslam ülkelerinden, halifeyi kurtaracağız yalanıyla, Müslüman yavrularını Çanakkale'ye getirerek kardeşi kardeşe kırdırmış ve ne kadar namert olduklarını göstermişlerdir.
Binlerce yıllık Türk tarihinde ilk kez Türk ordusunun genelkurmay başkanlığına bir yabancı, Alman subay Fritz Bronsart von Schellendorf nam-ı diğer "Bronzar Paşa", getirilmiştir. Çanakkale’yi savunmak için kurulan 5. Ordunun komutanı da Liman Von Sanders idi. Türk milleti tarihin hiçbir döneminde böyle bir ihanet ve utanç yaşamamıştır. Bizi Çanakkale içinde vuran düşman değil, bu dost görünümlü hainler idi. Çanakkale kara savaşlarındaki yüzbinlerce kaybımızın en büyük müsebbibi Liman Paşa’dır. Savaşı Almanlar kazansaydı, Alman işgaline uğrayacaktık.
Çanakkale’de kefere, leşlerine anıt mezarlar yaparken, bizim kahramanlarımız(!), on binlerce yavrumuza bir mezarı bile çok görmüş, mübarek şehitlerin körpe bedenleri kuşa kurda yem edilmiştir. Şehitler Abidesi, ancak 1960’ta halktan toplanan yardımlarla yapılabilmiştir.
Bu milletin kalbi o gün bugündür Çanakkale’de atar. Bizim yüreğimiz yüz beş senedir Mehmetçikle koyun koyuna yatar. Şehitlerimizin mübarek ruhları, Çanakkale’de ve dünyanın her yerinde düştükleri topraklarda hala nöbet tutar. Ve pek yakında bu mücerret ruh, ruh-i mücessem olarak aramıza dönecek ve yeniden aleme nizam verecektir.
Şühedaya ölü demeyiniz. Onlar diridirler. Onlar ab-ı hayat içip Cennet-i alaya uçanlardır. Onlar zulme dur demek için, yeniden dünyaya gelip, insan görünümlü canavarlarla vuruşurken can vermek isterler. Bu vesileyle aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, bugün de onların izinde yürüyen kahraman Mehmetçiğe selam duruyorum. Gazanız mübarek ola!
Çok güzel özetledi iz, elinize, dilinize, yüreğinize sağlık, ruhumuza tercüman oldunuz, Allah razı olsun
Maalesef yerlere dökülmüş darılardan sadece kendince tohumlukları toplamaya çalışmış.. Oysa küflü küçük olanlarınıda toplamalıydı gulükler civcivler yerdi... Bu anlayış yerel dille nişan alma anlayışıdır... İşte vurdum ama yakalamıyorum... Tek gözle ameliyat ederken fazladan şeyler de kesilebilir... Yenisini yazsın...
yüreğine ve kalemine sağlık sevgili hocam.
selam ve muhabbetlerimle...
Çok duygulu, çok kapsamlı buldum. Hissiyatıma tercüman olmuş bir yazı okumanızı tavsiye ederim.
- s.
- 1









