BESOG BEŞKÖY SOSYAL VE EKONOMİK GELİŞTİRME GRUBU..::
  •  
    •  » DÜĞÜN DERNEK
    •  » SİYASET
    •  » KÜLTÜR SANAT
    •  » YURTTAN
    •  » BİLİM TEKNOLOJİ
    •  » RÖPORTAJLAR
    •  » YAZARLAR
  • BEŞKÖY GÜNCEL
  • İLÇEMİZDEN
  • GÜNCEL
  • GENEL
  • SAĞLIK
  • EĞİTİM
  • YAŞAM
  • SPOR
  Emirhan BULUT Türkiye Şampiyonu oldu
  26 HAZIRANDA BEŞKÖYLÜLER GEBZE'DE BULUŞUYOR
  MUHTAR KARAMAN AMELİYAT OLDU
  Kaymakam Fahri Onay ve Melek Liyazoğlu ile evleniyor
13 Haziran 2026 Cumartesi
  1. İlçemizden

YUSUF SUİÇMEZ

YUSUF SUİÇMEZ

K.K.T.C ESKİ DİNİŞLERİ DAİRESİ BAŞKANI YUSUF SUİÇMEZ'İN www.havadiskibris.com SİTESİNDE KÖŞE YAZARLIĞI YAPIYOR. <br>BİR MAKALESİNİ PAYLAŞALIM İSTEDİK.

  • Whatsapp ta Paylaş

 27 Kasim 2010 23:41:04

SEMAVİ DİNLERE GÖRE HAYATIN AMACI VE DİNDARLIK

 

 

suicmez68@hotmail.com

 

www.havadiskibris.com

TÜM YAZILARINI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ

 

 

 

 

 

Müslümanlık, Hristiyanlık ve Yahudilik gibi semavi dinlerin öğretilerine baktığımızda, hepsinin de esas gayelerinin insanın mutluluğunu sağlamak olduğunu görürüz. Felsefenin de temel konularından birisi olan bu konuyu, bu yazımızda sadece semavi dinler açısından ele alacağız. Semavi dinlere göre, insanın dünya serüveni "Adem ve Havva'nın cennetten kovulması" hikayesi ile başlar. Mevlana'nın, Mesnevi'nin başında anlattığı ayrılık da aslında insanın özünden, mutluluğun zirvesini ifade eden cennet ortamından ayrılışını anlatır. Kutsal kitapların ortak konusu olan bu hikayeye göre Adem ve Havva cennette sorunsuz ve mutlu olarak yaşıyorlardı. Allah onları cennete koyarken: "Şu ağaca yaklaşmayın; yoksa zalimlerden olursunuz" diyerek, cennette güven, huzur içerisinde yaşamanın bazı yasaklara tabi olduğu konusunda uyardı. Bu hikayenin devamında şeytanın onları aldatarak, bu yasakları çiğnemelerine vesile olduğu, bunun bir neticesi olarak da insanoğlunun cennetten çıkarılarak, dünyaya gönderildiği anlatılır. Birçok din alimi, bu hikayedeki yasak ağacın ne olduğunu tartışıp durdular. Halbuki bu hikayenin, birlikte yaşamanın beraberinde sorumluluk sınırını belirten yasakları ve huzurlu bir yaşam için uyulması zorunlu ilkeleri anlattığı şeklinde anlaşılsaydı, çok daha gerçekçi ve faydalı olunacaktı. Dolayısıyla, bu hikayeden çıkarılacak olan ana ders: Toplum yaşamında, birlikte yaşamanın getirdiği karşılıklı sorumluluk gereği bazı kural ve yasakların zorunlu olduğudur. Kuralsız ve yasaksız bir hayat, karşılıklı sorumluluğun olmadığı anarşist bir hayat demektir. Bilindiği üzere, anarşist bir ortamda haklıyı, akıl ve vicdanın ortak sesi olan hukuk değil; güç belirler. Haklıyı gücün belirlediği bir ortamda ise huzur ve güvenden bahsetmek mümkün değildir. Çünkü güç, genelde içinde korkuyu da taşır ve güce dayalı yönetimler korkuya dayalı yönetimlerdir. İnsanların güçlüye boyun eğmelerinin altında yatan ana sebep, gücün içinde saklı olan bu korku psikolojisidir. İnsanların genellikle kendilerine en yüksek güveni verenin değil; korkuyu salanın emri altına girmelerinin arkasında yatan ana sebep gücün yarattığı bu korku psikolojisidir. Bugünkü dünya düzenini ve de din anlayışını değerlendirdiğimizde, güvene değil; ağırlıklı olarak güce ve korkuya dayalı bir din ve dünya anlayışının hakim olduğunu görürüz. Bu durumdan kurtulabilmek için, insan hak ve hürriyetlerini esas alan güvene dayalı yeni bir dünya ve din anlayışı geliştirmemiz gerekir. Bunun için de dini metinleri bu anlayış doğrultusunda anlamamız ve yorumlamamız lazımdır.
Bu anlayış doğrultusunda adem ve Havva hikayesini değerlendirdiğimizde, bu hikayedeki meyvenin, birlikte yaşamanın ilkelerini, Adem'in bu meyveyi yemesi ise birlikte yaşamanın zorunlu kıldığı ilkeleri çiğnenmesini ifade ettiğini söyleyebiliriz. Adem ve Havva'nın cennetten çıkarılması ise, insanın huzur ortamından uzaklaşmasını anlatır. Dolayısıyla bütün dinlerin ortak hedefi, insanın bu huzur ortamına tekrar dönüşünü sağlayacak olan ahlaki olgunluğu gerçekleştirmek için çalışmak olmalıdır. Bu olgunluğa erişmeden, cennete girebilmek hayal olur. Çünkü cennetin düşünce ve ruhaniyetine erişmeden, cennete girebilmek mümkün değildir. Cennet yaşamına erişebilmek için insanın düşünce ve duygularının o ortama uyum sağlayabilecek olgunluğa erişmesi gerekir.
Kuran-ı Kerim'de zikredilen cennetten kovulma olayının devamında, Hz. Adem'in, Allah'a tövbe ederek tekrar geri dönmeye çalışması, insanın cennete, yani huzur ve mutluluğa dönüş arzusunu ifade eder. Çünkü insanın esas anavatanı cennettir ve bu dünyaya gönderilme amacı: Ruhundaki sapmayı düzelterek, tekrar esas anavatanı olan cennette yaşayabileceği olgunluğa erişmesini sağlamaktır. Buradan anlaşılan şudur ki: İnsanın cennet hayatına yeniden dönebilmesi için duygu ve düşünce dünyasında, onun tekrar cennet ortamında yaşayabilmesini sağlayacak bir dönüşümü başarması gerekir. Aslında dua ve ibadetin esas amacı da bu dönüşümü sağlanmaktır. Çünkü dua ve ibadet, Allah'ın kendisi için bizden istediği şeyler değil; aksine insanların bu dönüşümü sağlayabilmeleri için ilahi rahmetin yol göstericiliğidir. Bu yüzdendir ki bazı tasavvuf alimleri, insanın kemale ermesi durumunda, ibadetlerin zorunluluğunun ortadan kalktığını ileri sürmüşlerdir. Bu anlayışın temel mantığı, "vasıta gayeye ulaşana kadar gereklidir" şeklinde özetlenmiştir. Bu anlayışa göre din, insanın kendisini anlama ve yeniden inşa etmesinin bir vasıtasıdır. Bu inşa hareketi, insanın, tüm insani vasıflarını olgunlaştırarak cennette yaşayabileceği bir duygu ve düşünce düzeyine erişene kadar devam eder. Ancak burada var olan sorunlardan birisi, insanın kemale erdikten sonra tekrar düşüşe geçişinin mümkün olup olmadığıdır. Bazı alimler yükseliş ve düşüş süreçlerinin sürekli olduğunu; dolayısıyla insanın Allah'a yönelme ile ibadetten vazgeçmemesi gerektiğini belirtirler. Hz. Muhammed'in ve diğer peygamberlerin yaşamlarına bakıldığında, uygulamalarının bunu destekler nitelikte olduğu görülür.
Kuran'daki cennet tasavvuruna baktığımızda, cennetin tam bir huzur, güven ve özgürlük ortamı olarak tasvir edildiğini görürüz. Bundan çıkan sonuç: Özgürlük, huzur ve güvenin, dindarlığın ana ruhu olduğudur. Bundan dolayıdır ki cennet ortamındaki huzur, güven ve özgürlük ortamının sağlayıcısı, asker polis ya da başka güçler değil; insanın içerisindeki imandır. Bu yüzdendir ki iman kelimesinin türetildiği kelimenin kökü olan "emn" kelimesi "güven" demektir. Dolayısıyla güvenilirlik, hem medeni bir toplum olmanın hem de dindar olmanın olmazsa olmazıdır.

Haber : 

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar
    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

     Yorumlar ( 0 )

    Henüz bir yorum yapılmamış

    Çok Okunanlar


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Haber Görünmüyor
    • İdris ISPIROĞLU yazdı İSTİŞARE ETMENİN ÖNEMİ
      İdris ISPIROĞLU yazdı İSTİŞARE ETMENİN ÖNEMİ
    • Trabzon bu kadar güzel anlatılır
      Trabzon bu kadar güzel anlatılır  
    • Ahmet Aysoy  Feyzioğlu  hocanın ve Hamit Aysoyun Anneleri rahmetli oldu
      Ahmet Aysoy ( Feyzioğlu ) hocanın ve Hamit ..
    • İdris İSPİROĞLU  yazdı FETİH VE AŞK
      İdris İSPİROĞLU yazdı FETİH VE AŞK
    • İstanbulun Fethi
      İstanbul’un Fethi
    • İdris ISPIROĞLU yazdı İSTİŞARE ETMENİN ÖNEMİ
      İdris ISPIROĞLU yazdı İSTİŞARE ETMENİN ÖNEMİ
    • Trabzon bu kadar güzel anlatılır
      Trabzon bu kadar güzel anlatılır  

    Son Haberler


    • İdris ISPIROĞLU yazdı İSTİŞARE ETMENİN ÖNEMİ
      İdris ISPIROĞLU yazdı İSTİŞARE ETMENİN ÖNEMİ
    • Trabzon bu kadar güzel anlatılır
      Trabzon bu kadar güzel anlatılır
    • Ahmet Aysoy ( Feyzioğlu ) hocanın ve Hamit Aysoy’un Anneleri rahmetli oldu
      Ahmet Aysoy  Feyzioğlu  hocanın ve Hamit Aysoyun Anneleri rahmetli oldu
    • İdris İSPİROĞLU yazdı FETİH VE AŞK
      İdris İSPİROĞLU  yazdı FETİH VE AŞK

    Köşe Yazarlarımız


    • İdris İSPİROĞLU
      İSTİŞARE ETMENİN ÖNEMİ
    • HÜSEYİN LİKOĞLU
      Diyanet'i Değil Kandil'i Kapat
    • M.Nihat MALKOÇ
      USTA BİR RESSAMIN ELİNDEN ÇIKAN TABLO GİBİDİR KÖPRÜBAŞI…
    • OSMAN ŞAHİN
      BİR DE BENİ DENEYİN Dedi Kemal Kılıçdar.
    • Gencali ERSOY
      Eskileri Geri istiyorum
    • Sinan Nural ALİÇEBİOĞLU
      ÖLÜLERE SEVAP ULAŞIR MI ?
    • MİKDAT BAL
      Durmak Yok
    • Mustafa ONAY
      ÇÖZÜM SÜRECİNE FARKLI BİR BAKIŞ
    • Mustafa YAKUPOĞLU
      7AĞUSTOS 1998 BEŞKÖY SEL FELAKETİ 23.YIL ANIDINA

    Haber Yorumları


    • mehmet ali
      ne kadar üzüntü verici sayın bakanımızın okuduğu okulda öğrenci olmaması insanlarımızın ekmek parası için gurbetlere gitmesi köylerim... DEVAMI
    • İdris alican
      Cenazemiz yarin gebzede defın olcak öglen namazinda
    • Ali Aragorn
      Bu adam rüşvetçi, fetöcü kurtarmaya çalışan birisi. Bir de adalet elemanı güya :) Hey gidi dünya hey...
    • NİGAR KAHRAMAN
      ALLAHIM RAHMET EYLESİN
    • Oran
      Çoçuklarının adlarını yazar mısınız
    • Ankara Abdurrahman karaman
      Allah şifalar versin
    • aramıza hoşgeldınız hocam birikimlerınız siteye yanı biz beşköylulere cok yaralı olacakdır tekrar aramıza hoşgeldınız hocam
    • Kerim ekmekçi
      Tarih yanlış yazmışıniz
    • TESPİTLER GÜZELÇOK GÜZEL OLMUŞ ...TEBRİKLER..
      TESPİTLER ÇOK GÜZEL ...ŞİİR ÇOK GÜZEL OLDU ..TEBRİKLER....
    • Mustafa aydin
      Salihoglarindan yusuf aydinin torunu Allah sansini ve bahtini acik eylesin.
    • BESOG NEDİR?
    • İLETİŞİM FORMU
    • KÜNYE
    • DUYURULAR
      • » BEŞKÖYDEN
      • » SİTEMİZDEN
      • » GENEL
    • ÜYE GİRİŞİ
    BESOG BEŞKÖY SOSYAL VE EKONOMİK GELİŞTİRME GRUBU..::

    © beskoyluyuz.biz

    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   BEŞKÖYÜN YAKIN TARİHİNDEN
    •   Siyaset
    •   Kültür Sanat
    •   Yurttan
    •   Bilim Teknoloji
    •   HUKUK
    •   Röportajlar
    •   Yazarlar